21 Eylül 2013 Cumartesi

Sevgili Evren;

Bugünkü dilek hakkımı 'hissetmemek' için kullandım. 
(Bu kadar çok hissetmemek için.)
İnsan bilmem kaç tane hissi neden bir arada yaşama ihtiyacı hisseder? Neden hepsi birlikte? Ya da ard ardına. 
Mesela mutlusun, birkaç gün mutlu kal. Öyle birkaç saat değil. 
Çok mutluluklar ardından intiharlık hüzünlere bırakmamalı insan kendini. Bu kadar çabuk duygu değişimleri yaşamamalı. Mayyaklıktan başka birşey değil çünkü. Ağır mayyaklık.
Bir gün bakıyorsun, evet, keyfi yerinde kızcağızın. Sonra espriler,gülmeler, gülüşmeler belki uzayan sohbetler. Sonra,hooop. Bambaşka hissiyatlar.
Yukarıdaki, hisleri dağıtırken minicik haliyle koşturup gitmiş bu kız. Ondan da istiyorum, ondan da, ondan da diye açgözlülük yapmış büyük ihtimal. 
İyi halt etmiş. Abartmış. Abartma huyları o zamanlardanmış.
Mutluluğu abartmış, mutsuzluğu, kızgınlığı, kıskançlığı, umutsuzluğu.. Abartmayı da sevmiş çünkü çoğu sevdiği şey gibi.

Ve hissetmemek, diyorum. Umursamamak, sallamamak belki şimdilerin deyimiyle. İlla ruhu mu kaybetmek gerek koca adam Sam misali?
Öyle olmamalı işte, olmaz da zaten de. Olmasın .
Ne rahattı kafası. Dan dan dan söylerdi kafasından geçenleri, duyguları olmadan, sadece mantıklı düşünerek. Rahatsız ediciydi belki ama kendi için değil, çevresindekiler için.
Ki bencillikti bu yaptığı ama kafası rahattı, değerdi.
İmrendim işte bende dizimin tekrar bölümlerini izlerken. Ben de öyle olsaydım ya dedim. Olabilsem?
Sonra evrene bir mesaj.
Ama ben farkettim ki neyi çok istesem olmuyor. Çok istememeye karar verdim. Öylesine istemem gerekiyor belki de. Laf  gelişinde, gidişinde. 
Çünkü hep öyle istediklerim, aklımın bir köşesinden bir ara geçirdiklerim sürpriz bir şekilde oluveriyor.
Ya çok istediklerim? Onlar nereye gidiyor? Evren mi yutuyor?

Neticede çok istememe kanaatine vardım bu gece de. -Her gece bir kanaat. -
Bakalım çokistersenolurgiller'den değilim artık. 
Evrene fazla enerji yollamak yakıyormuş zaten dileği.
Yanmasın dileklerim,
Ki gerçekleşebilsinler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder